Bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2012 Perşembe

bir kâse


gün düzü, ışığın yatağıdır. karanlığın saklı engebeleri, geceye gizem katar. günün ışıkları gelecek birazdan ve her şey gizemini kaybedecek, rüyalar bile. bu gecelik rüyalarımdan feragat ediyorum. sahi, ne zamandır rüyalarımı anlatmıyorum değil mi? içimden gelmiyor, boğulsunlar karanlıkta, terk etsinler beni diye, umursamaz davranıyorum.
***

okuduğum kitaplardan bahsetmek istiyorum uzun uzun. o güzelim dünyanın uyutan ya da uyanık tutan uyarıcılarından... bir yandan da günlerdir "dişimin şişi" sızı tamlamasıyla beraberim. iyi de oluyor, bedenimde bir sızıyla yaşamak. diğer sızılarımı unutturuyor işte.
***

annemin kış uğultusunu özledim. özlenecek bir şeylerin olması ne güzel. yaşadığını hissediyor insan. yaşadığını, bazen de çok fazla yaşadığını... bilirsiniz, gövde taşıyabileceği kadarını yüklenir. içimde çoğalmadan ağırlaşan, durdukça derinleşen, yerini içime oturtan o garip duygu. biraz anne, biraz aşk, biraz yaşama sevinci, biraz kekik, bir tutam tarçın... bu neyin tarifidir dersiniz, (biliyorsun, oku ve gözlerini yıka, ruhunu okşamama izin ver)
***

ve yaklaşan bahar... tadını almak için güzelliğin, kederinden emiyorum özünü. bu, her şeyde böyle. işte öldük ve dirileceğiz bir mevsim daha. aynı aşkı, bir kez daha tazeleyeceğiz. bu inanılmaz bir dönüşüm, her seferinde şaşırıyorum, bile bile. durmadan aktığımız yatak, bizi kuşatan bir dinginliğe çekiyor. önce sözleri getiriyor aklımıza, isim vererek düşünüyoruz. ey isimlerin sahibi, yüce, biricik, adından güç alınan, teşekkür ederim. ayna bu kadar güzelse, gösterdiğinin hakikati nasıldır kim bilir?
***

bahara yapılacak hazırlıklar vardır. çocukluğumun sonbahar mevsimlerinde evde hummalı bir kış hazırlığı olurdu. tıpkı onun gibi... damarlarıma sökün eden cemrenin sırrıdır. şimdi yeni sesler, müzikler, yeni sözler, yeni şiirler ve yepyeni yüzler aranmalıdır. bulunanlar baharla kutsanmalıdır.
***

şimdi aklım dağlardadır. bahar için biriktirdiği durgun kara sularında, dağların sırtladığı beyaz örtülerde... akan nehirlerde, sesini beyaza gömen... bir tutam isterim tarifim için, komşudan istenen bir kase "şey" gibi... bir kase görüntü, ses, söz, anlatı... zap suyunu hatırla! bir manzara sevici değilim ben, gözlerim kalbimden sonra duyar, inan. hikayecim, anlat bana, yine baharı anlat, içinde keder olsun bir kase.

d..f..

yeni türkü - başka türlü bir şey

28 Mart 2011 Pazartesi

baharın korkunç güzelliği


:)
ve
korku...

efendim, sabah iş yolu güzergâhımda kulağımda müzikle ilerlerken... kokular ve isimler... üzerlerinden geçen ağır kış, onları bana unutturmuştu. hatırladım, kokuları ve isimleri...

kaldırımlarda, parklarda açan beyaz erik çiçeklerini gördüm. her bahar olduğu gibi, papatyalardan sonra ilk açan erik çiçekleri. öğlen yemeğini, tatlı kokular ve güneşli bir hava eşliğinde yedim.

bugün gördüm, bahar gelmişti ve toprağın üzerine tüm cazibesiyle yayılmıştı. koynuna çekiyordu, içine, rahat bırakmıyordu bir türlü. uydum ona, uydum ve tanrıya gülümsedim: "ne kadar güzelsin tanrım, ne kadar..." bahar bu kadar güzelse...

eve geldiğimde büyük kase salata yaptım kendime, kekik serpiştirdim üzerine.

öğlen yemeklerine çıktığımda restoranlardan küçük kekik poşetlerini çalıp ceplerime kouyuyorum. elimi cebimi her attığımda alıp kokluyorum. tarçın ve kekik, ah...

pekala, şimdi bir bahar şarkısı ekleyelim: Kardeş Türküler - Gülüşün Gülden Güzel
bu şarkı her bahar dinlediğim listebaşı şarkılarımdandır ve feryal Öney'in müthiş sesi beni kış uykusundan uyandırır. çok sesliliğin aynı ritimle aynı güzelliği örselemesi, ona yeniden hep yeniden şekil vermesi çok şaşırtıcı. Kardeşlerim benim, müthişsiniz.

İstanbul'un en tatlı, en içkin vaktidir. şöyle tabanı ince bir çift ayakabı, içi boş küçük bir çantayla parkların, denizin olduğu yerlerde, aşiyan taraflarında, üsküdar sahil boylarında, cihangir sokaklarında ince ince yürüyeceksin. derken nisan yağmurları başlayacak. ama onu sonra yazacağım, nisan yağmurları... neydi o mısra unuttum; baharın yakasındaki çiçek nisan... gibi...

cemrelerin havaya suya toprağa düşme vakitlerinde, insana da bir şey düşüyor, bir şey değiyor, hatta içine nüfuz ediyor olmalı. içerimden çığ gibi patlayan coşkunluk hissini bir aşkta bir de bahar aylarında yaşıyorum. ve korkuyorum; yaşam çok güzel tanrım, çok güzel bahar. ve çok güzel, "badem çiçekleri, korkma!" hatırlıyorum -12 mart-

d..f..